Down London Road - Samantha Young Orijinali Kitap Esintisi adresinde.

Kitabı bitirir bitirmez sıcağı sıcağına bir yorum için koşturdum geldim. Şimdi öncelikle Samantha ablanın belki bizde Martı Yayınları'ndan çıkan fantastik serisini okumuşsunuzdur. Yazarın ilk erotik roman denemesi olan On Dublin Street, ilk çıktığında bir hayli tutmuştu. Şimdi ise diğer karakterlerin hikayelerine geçen Samantha ablanın bu kitabı da ilki gibi güzeldi.

İlk kitapta tanıştığımız karakterler bu kitapta da mevcut ama buradaki asıl karakterimiz Johanna - diğer bir deyişle Jo. Jo'yu ilk kitapta Braden'a sarkarken hatırlıyoruz -Joss'un çalıştığı barda barmenlik yapmakta- ve aslında sevdiğimiz biri değildi ama bu kitapta geçmişi ve hayatında yaşadıklarıyla ona karşı da bir sempatimiz oluşuyor.

Jo alkolik annesi ve 14 yaşındaki erkek kardeşi Cole'a bakıyor. Maddi olarak ileride Cole'un sıkıntı yaşamaması için ise kendini hafif meşrep gösteriyor ve zengin birisi ile evlenip Cole'u güvenceye almak istiyor. Böyle okuyunca kulağa kötü geliyor ama kafasında kendine duyduğu güvensizliklerin sonucu olarak ancak bunu yapabilir gibi hissediyor.

Bütün planları bir sergide Cameron - Cam ile tanışınca suya düşüyor. Birbirlerinden daha ilk bakışta müthiş etkilendiklerini anlayan ikili, başka birileriyle çıkıyor olsalar da birbirlerini düşünmeden edemiyorlar. Ama Cam onun çok sığ ve boş biri olduğunu düşünüp hödük hödük konuşuyor. Ama Jo sayesinde aynı barda barmenliğe başlayınca aralarındaki elektrik hepten karşı konulmaz oluyor ama bir şekil yatıştırmayı başarıyorlar.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi Cam alt kattaki daireye taşınıyor ve ondan gizli tutmaya çalıştığı özel hayatı ile bir hayli haşır neşir olduğunu görüyor. Cole ile iyi anlaşıyor, annesinin bitchlik yapmasını da görüyor ve Jo'ya daha derin bir anlayış gösteriyor. Ama yine de ikisi başka insanlarla çıkmaya devam ediyor. Jo kendini zengin adam Malcolm'u bırakmaya ikna edemiyor bir süre, çünkü bu Cole'un geleceği demek.

Tabi ki klasik olarak beklediğimiz an geliyor ve gözleri birbirlerinden başkasını göremez halde ilişkilerini bitiriyorlar ve kendilerini Cam'in evinde buluveriyorlar. Buradan sonrası tahmin edileceği gibi gayet sıcak. Ve nihayet kitabın başından beri beklediğimiz ilişki canlanıyor.

Ama drama burada bitmiyor. Cam'in eski sevgilisi Blair'in şehre dönüşü, Jo'nun yıllardır kaçındığı öz babasının onları bulması, yıllar önce Amerika'ya giden öz babası gibi davrandığı Uncle Mick ve kızının İskoçya'ya dönmesi sayesinde bol bol drama yaşıyoruz. Ağlatıyor da, güldürüyor da. Kısacası her duyguyu bulabileceğiniz bir kitap.


Bu seri dramayı güzel işliyor, ilk kitapta da gözyaşlarımı tutamamıştım bunda da tutamadım. Ben zaten hemen muslukları açarım. Ama hayatın draması varsa rondonun kreması var diyerekten iğrençliğe vurup olayı kapatıyorum. Sözün özü şöyle fırtınalı gelgitlerle dolu kitapları özlediyseniz bu seriye başlamanızı şiddetle tavsiye ediyorum...