Serseri Kalbim  - Julia London Seride açık ara en sevdiğim kitap bu oldu. Bunun sebebi öyle büyük çapta ters anlaşmaların olmaması sanırım. Arthur Philip'in borçlarını (evet o Philip yine) kapatmak için İskoçya'ya gidiyor ve Kerry McKinnon'a deyim yerindeyse vuruluyor. Ardından Kerry'nin mali sorunlarıyla uğraşması ve Arthur'a duyduğu aşkı dinliyoruz, işin garibi Arthur da başına tuğla felan düşmeden ona aşık olduğunu fark edip kabul ediyor. Kerry'nin nefsi müdafaa olarak nitelendirebileceğimiz şekilde cinayete karışmasıyla Arthur onu Londra'ya kaçırıyor ve işte işler orada bozuluyor. Kerry kendini sosyete içinde hiç rahat hissedemiyor, Arthur da bunu anlayamıyor. Kerry, kuzeninin cinayetten yargılanacağını öğrenince kalkıp İskoçya'ya kaçıyor, tabi Arthur da onun olmamasına dayanamayarak peşinden gidiyor. Oradaki olayları anlatmayacağım ama 11 yıl sonrasını anlatan bölüme göre Julian'ın 4 tane kızı olduğunu öğreniyorsunuz, zaten 4 kız kardeşi vardı, bütün çocuklarının da kız olduğunu öğrenmek komiğime gitti :D Böyle yıllar sonrasını anlatan bölümler hoşuma gidiyor, 3 erkek Philip'in öldüğü yerde toplanıyorlar aileleriyle ve kitap da bu şekilde bitiyor. Kitap çok güzeldi benim gözümde, hiç sıkılmadan 500 küsür sayfayı okudum ve çok beğendim. Serinin 4. kitabında Julian'ın skandal yüzünden ülkeden giden kız kardeşi Sophie anlatılıyor, keşke Martı Yayınları onu da çabucak çevirse de zincir tamamlansa.