Gece Fısıltıları

Gece Fısıltıları - Judith McNaught Judith romanlarını aslında pek de sevmemişimdir. Her zaman iki karakter birbirine aşık olur, sonra biri aldatıldığını düşünür, ötekine öfkelenir, pişmanlıklar vs.. kısacası hep aynı. Bu kısımları hiç hoşuma gitmese de kadının elinin kuvvetli olduğu da aşikar. Bu kitap tarihi değil modern hikayelerinden biriydi. Paul Richardson adlı karakter yazarın "Kusursuz" kitabındaki karaktermiş, ben de bunu son sayfalarda anladım açıkçası. Kusursuz'da yazık oldu demiştim o karaktere, burada da aynı hatayı yapmasına karşı onun da mutlu sona ulaştığını görmek güzel oldu. Kitaba genel olarak bakarsak sıradan bir konusu olduğunu söyleyebilirim. Burada olay Sloan adlı kasaba polisinin başından geçiyor, biyolojik babası 30 yıl aradan sonra onu arar, o da hıncını çıkarmak için babasına karşı ajan olmayı kabul eder. Tabi orada zengin beyaz atlı prensiyle karşılaşır, sonra da en baştan anlattığım türden olaylar gelişir. Böyle de olsa, ne kadar bu olaylar hoşuma gitmese de güzel bir kitaptı. Dediğim gibi kadın iyi yazıyor, bu evrensel bir gerçek.